KİTAP TANITIM YAZISI


MAEVE BINCHY

“GÜMÜŞ YILDÖNÜMÜ”

(Jale ÜRÜN)


‘Sen neye hazırsan, o da senin için hazırdır. -Marc Victor Hanson.



Üzülmek, kaygılanmak, yarının sıkıntısından bir şey eksiltmediği gibi bugünün gücünü tüketmiştir her zaman.
Geçmişin hayatımızdan çıkıp gitmesine izin verirsek, bunu başarırsak bugünü beklentiyle yaşarız demektir. Ve bu duruma bağlı olarak çok farklı yollar çıkacaktır karşımıza. Çözümün bize kendiliğinden geleceğini tahayyül bile edemeyiz.

İşte edebiyat bu çözüm yollarından biri olarak aniden yanı başımızdadır. Tüm var oluş biçimimizi farklı açılardan ele alan somut bir varlık olarak hissettirir kendini.
Güzel olanı, etkileyici olana dönüştürür. Bu dönüşümü en tatlı, en çarpıcı şekilde bizlere ulaştırır. Elbette bu dönüşüm kendiliğinden gerçekleşmeyecektir. Biz okuyucuyla edebi gerçek arasındaki köprüdür aslında bunu bize ulaştıran. Bu sürecin enstrümanı ise yazarlardır elbette ki. Okumaya başladığımız her edebi eserde kendimiz olmamızı sağlayan, zanaatlarımızı ortaya çıkaran yine yazarlar değil midir?

Günümüz kadınlarının Jane Austen duyarlılığı taşıyan yazarı olarak kabul edilen Meave Bincyh hayatınıza girdi mi ondan kopmazsınız demektir.
Kimilerine göre klasik dünya edebiyatının izlerini taşıyan eserler yazan Meave Binchy’nin özgün olamaması eleştirildi çoğu kez. Ama bu onun dünyaca tanınan bir yazar olmasına ket vuramadı.

Sıradan insanın sahip olduğu tüm duygulara malzeme olarak bakan İrlandalı yazar Maeve Binchy’nin kitaplarında, çağımız kadınların sorunları hiç eksik olmaz. Hayata öğretmen olarak atılır. Kimilerine göre hiçbir zaman kendine özgüveni olmadı. Ben ondan bunu beklemeyenlerdenim. Çoğu zaman, soğuk, ayaz gecelerde, sıcak bir battaniye ve bergamut kokulu çay duygunu temsil ediyor bana göre.
İnsanın yalnızken hissettiği o duygu vardır ya hani dost arayışı. Göğsüne başını hafifçe yaslayıp, şefkatle saçların okşanması: insana o güveni, o huzuru vermek.
İşte o huzuru verir, Maeve Binchy. Hayallere daldırır sizi. Bunu kurgulamadan yapar, sanki yanınızda size uyku öncesi hikaye okuyan anne gibidir anlatımı.
Hayat öyle bir şey ki fazla sorgulamaya gelmez. Her akşam başını yastığa koyduğunda, kovalar düşünceler birbirini sorular bırakmazsa peşini; gözlerini dikip tavana bakarsan, uyku girmezse gözüne’’ bugün mutlu oldum mu?’’ diye sorarsan kendine?
Cevabını bilirsen, mutluysan kime ne! Kim karar vermiş başarının ne olduğuna! Meave Binchy okumak böyle bir şeydir. Çoğu eleştirileri görmezsiniz bile.
Romanlarını okumak eve dönmek gibidir der bazı eleştirmenler. Okudukça hak verirsiniz eleştirmenlere.
Meave Binchy, sözcüklerin yüreğinizin derinliklerine işlemeyi başarabilen ender yazarlardandır. İyiliğin gücüne sonsuz inancı olan, ama yaşamdaki kötülükleri yadsımayan bir yazardır o.
Onun kitaplarını okumak eski bir dostla dertleşmek gibidir…
Evet, öyledir gerçekten. Yazarın ilk kitabını okuduktan sonra ne zaman yenisi gelecek diye beklersiniz, hülyalara dalarsınız. Bir sonra ki kitabını bulmak için takiptesinizdir artık. Hangi dergide; ya da kitapevinde onun eserlerine rastlayacağınızı düşünürsünüz.

“Ateş Böceklerinin Mevsimi” ile başladı onunla tanışmam. Tatilimin nasıl güzel geçtiğini anlatamam. ‘’Ardından Geri Döneceksin’’, ‘’Yalnız kadınlar Sokağı’’, ‘’İtalyanca Aşk Başkadır’’, “Aşk Bir Kere’’ , “Hatayın (hayatın mı)Ta Kendisi Lokantası’’, ve benim sizlere okumanızı tavsiye edeceğim: “Güşüm (gümüş mü)Yıldönümü’’. Bunlar birbiri ardına okuduğum kitaplarıdır yazarın.
Hepsi birbirinden ayrı güzel, etkileyici hikâyelerden oluşan, bir kitabında ki karakterlerin diğer kitabında bir başka karakterlerle olan doğal ilişkileri ister istemez sizi, onun yakın takibinden ayırmıyor.

Kısa öykü yazarı ve romancı olan Maeve Binchy, bir ada ülkesi olan İrlanda'nın başkenti Dublin'in dışında küçük bir köy olan Dalkey'de dünyaya gelir.
Yıl 1940’tır.
Killiney'deki Holy Child Convent adlı, Katolik kız çocuklarının gittiği bir okulu gider. Çok güzel, mutlu bir çocukluk geçirir yazar.
Ailesi ile olan ilişkileri, onun sürekli şımartılıp el üstünde tutulması yazarın daha çocuk yaşlardayken inanılmaz bir hayal gücünün ortaya çıkmasına yardımcı olmuştur.
University College'dan mezun olduktan sonra öğretmen olarak hayata atılır Meave Binchy.
Bir dönem çalışmak için babasının arzu etmemesine rağmen, idealist bir öğretmen olarak İsrail’e gider. Orada yaşadığı hayattan kesitler verdiği mektuplar yazar babasına.
Yurtdışında bulunduğu sırada her hafta babasına, bulunduğu yerdeki hayatı ve savaş altındaki toprakları tasvir eden mektuplar yazar. Babası, bu mektuplardan birini, Dublin'de yayımlanan "Irish Times" gazetesine satar. Öykü tarzında kaleme alınmış bu mektup, Binchy'ye 1969 yılında "Irish Times"ın da kapılarını açar. Böyle başlamıştır hikayesi yazarlığa.
Böylece, haftada iki kez yazan ünlü bir köşe yazarı ve İrlanda feminist hareketinin ilk kadın editörü olur. Londra'ya taşınan Binchy burada, daha sonra çocuk öyküleri de yazacak olan, BBC'nin sunucularından Gordon Snell'le tanışır.
Eşinin de çok desteğini görür, bu meslekte ilerlemesine inanılmaz ölçüde yardımcı olur.
Kitaplarında aldatma hiç eksik olmaz.
Dostluğun insana tattırdığı o tarifsiz hazzı, kaçınılmaz nefretleri, gerçek sevgileri, aşkları, anlatır romanlarında.
Büyülü bir yolculuğa çıkarır okuyucuyu…
Öyle karakterler yaratır ki kitaplarında, dünyanın bir yerlerinde o gözlere, o sese, o el hareketlerine sahip biri nefes alıyor diye düşünmeden edemezsiniz.
İçtenliği ile tanıştırır yazar.
Sade, ağdasız bir dildir kullandığı.
Yazarın kitaplarını okuyup bitirdiğinizde karakterlerin kendi evinizde var olmadıklarına şaşırıp üzülürsünüz.
İnsana sıkıntılarını unutturup, iç dünyasında yeni bir yolculuğa çıkaran yine Meave Bincy’dir.

Sayfaları çevirken birden bir kelimeyle, bir tasvirle ya da belki ona bile ihtiyaç duymadan, kendi endişelerine bürünürsünüz.
İstesenizde bırakamazsın kitabı.
İrlanda geleneği olan uzun keyifli yemekleri taşır romanlarına.
Evlilikler, boşanmalar, ihanet eksik olmaz.
Ve aileleri öyle anlıtır ki yazar, sizin aile bağlarınızdır anlatılanlar edeta.
Meave Binchy, her iyi insanın içinde biraz kötülük, her kötü insanın içinde biraz iyilik olduğuna inanmış ve bunu kitaplarına yansıtmıştır.
Eşinin teşvik ve desteğiyle yazarlık yapmaya karar veren Binchy, çok sayıda öykünün yanı sıra, iki oyun ve kendisine Prag Film Festivali'nde en iyi senaryo ödülü kazandıran bir de TV oyunu yazar. Maeve Binchy, "Evening Class" (İtalyanca Aşk Başkadır) adlı romanıyla uluslararası şöhret olur. Maeve Binchy, eşi Gordon Snell'le birlikte Dublin'de yaşamaktadırlar şimdilerde.

Yazarı okuyucu ile buluşturan tutkuyu, sadece o coğrafyada yaşayanlar değil, yazarın varlığını bilen tüm okurlar derinden hissediyor “Gümüş Yıldönümün”de. Meave Binchy, edebi duygunun getirisi olarak yaşamış oldukları topraklarda geçen aşkları, dramları, var olma mücadelesi vermeyi, iklim değişikliği karşısında hayata tutunmayı öğretir çoğu zaman…


Ilıman denizel bir iklime sahip ada ülkesinin insanı olarak yazarımız Meave Bincyh, iklim koşullarını kitaplarındaki karakterlere de çok naif bir şekilde yansıtmıştır. Kitaplarını okuduğunuzda hasat mevsiminde hissedersiniz kendinizi: ya da bir çiftlikte hayat idame ettiriyor gibisinizdir.
Yazarın kaleme aldığı “ Gümüş Yıldönümü” yirmi beşinci evlilik yıldönümünde, aileyi bir araya getirmeye çalışan evin büyük çocuğunun planları ile başlar.
Gümüş Yıldönümü: anne babalarının evliliklerin yıldönümünü kutlamaya hazırlanan bir ailenin hikâyesi. Birbirine bağlı altı hikâyeden oluşan enfes bir Meave Bincyh romanı. Yıldönümünde bir araya gelecek olan dostlar ve aile bireyleri ortaya dökülen sırlarla dağılacak mı yoksa birbirlerine daha mı çok kenetlenecekler?
Desmond ve Deirdre Doyle’lerin: Anna, Brendan ve Helen adında üç çocukları vardır.
Büyük kız Anna’nın planladığı aile için önemli olan gün, tamda hasat mevsimine denk gelmektedir.
Dolly ailesinin tek oğlu olan Brendan, hasat mevsiminde İrlanda’nın bir kasabında bulunan çiftlikte amcasının yanında çalışmaya gitmiştir. Okul hayatını sonlandırdığını ailesi onay vermese de başarmıştır evin tek oğlu.
Ailede arabulucu rolünü üstlenecek kimse yoktur Anna’dan başka. Kutlamayı cumartesi günü otelde yaparsa daha resmi bir anlam kazanacağını düşünmekte, böylelikle uzakta olan kardeşlerini de getirmeyi başaracaktır.
Küçük kız Hele’ nin 14yaşındayken evden kaçması, doğu Londra da dini bir cemiyetin üyesi olması Anna’nın işini daha da zorlaştırmaktadır.
Anna anne’sinin okul arkadaşı ve en yakın ve dostu olan Maureen’den yardım isteyecektir.
Nedime Maureen, bir kıyafet dükkanı olan, hiç evlenmemiş bir kadındır.. Her türlü bilgiyi verseler de aile içinde kalması gereken bu arkadaşa söylenmeyen çok şey vardır aslında.
Anna, çöpleri karıştıran insanlar gibi, yiyeceklerin arasında kendine yol açıp folyoya sarılmış lezzetli yiyecekleri teneke bir bisküvi kutusuna doldururken kız kardeşini gözün önüne getirdiğinde kutlama planına nerden başlayacağını kestirememektedir□□□

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !